June 13, 2022

Word Origins | Gala, Balo, Şov, Şenlik, Gösteri, Cünbüş, Çenge, Çengi, Donanma

Mavi Boncuk |

Gala: fromFR gala < İtal.) Bir temsil veya filmin genellikle resmî elbise ile gidilen ve dâvetliler huzûrunda yapılan ilk oynanış veya gösterilişi.

Balo: . fromIT ballo Bir kişi veya kutlanacak bir olay şerefine veya sâdece eğlenmek için düzenlenen danslı ve resmî giyimli gece toplantısı: Ermeni Fukarâperver Cemiyeti’nin beş altı yüz kişilik balolarına ferih ve fahur bir sâha teşkil ederdi (Hâlit Z. Uşaklıgil). Baloya gidecekmiş gibi giyinmişti (Reşat N. Güntekin).

Balo vermek (tertiplemek): Danslı ve resmî giyimli gece eğlencesi hazırlamak: Burada Fransız kolonisi bir balo tertiplemişti (Reşat N. Güntekin).

Şov: fromEN show Şarkılı veya danslı da olabilen eğlendirici gösteri.

ѻ Şov yapmak:

1. Gösteri yapmak.

2. mec. Ciddî olunması gereken yerde gösteri yapar gibi davranmak, gösteriş peşinde olmak.Show

Şenlik: 1. Şen olma durumu, şetâret: “Hânenin şenliği içindeki sesten bilinir.”

2. Toplu olarak yapılan eğlence, kutlama, donanma: Demek bu geceki millî şenliği orada görecektim (Ömer Seyfeddin). Sanki minâreler, terâvihten çıkan müslümanlara mükâfat olarak nûrânî ve havâî bir göz şenliği hazırlardı (Rûşen E. Ünaydın). Sonbaharın sıcak bir akşamında düğün şenlikleri başladı (Kerîme Nâdir).

3. Sevinç, neşe: Dağların şenliği guguk / Evlerin şenliği çocuk (Türkü). Ey mahzun gönlün tek şenliği (Yâkup K. Karaosmanoğlu). Evimde şenliksin, bahçemde bahar (Câhit S. Tarancı).

4. Bir yerin bayındır ve meskûn olması ve bunun sonunda ortaya çıkan canlılık, kalabalık: “Yazın Marmaris’in şenliği artar.” Zîra ol diyarların ortası harâret üzeredir ve şenliği azdır (Kâtip Çelebi’den Seç.).

5. Belli bir yerde belli bir programla yapılan, halkın da katıldığı gösteri, festival: “Kiraz şenliği.” “Efes şenliği.”

ѻ Şenlik görmemiş: Görgüsüz, kaba, terbiyesiz (kimse).

Şenlikli: Neşeli, eğlenceli: Pek eğlenceli bir mukaddimeye mâlik olan eser, buradan îtibâren büsbütün şenlikli ve alaylı bir sürat alıyor (Reşat N. Güntekin). Berrak, râkit ve ekseriya bir havâî fişek gibi şenlikli idi (Yâkup K. Karaosmanoğlu). Gece misâfirliğe gidenler şimdi fenerle çıkıyorlar, hem şenlikli oluyor (Burhan Felek).

2. (Yer için) Bayındır, kalabalık.

Gösteri: i. (< göster-i) yeni.

1. Bir topluluk önünde gösterilen hüner veya oyun: “Spor gösterileri.”

2. Bir topluluğun, şahıslar, düşünceler veya hareketler hakkındaki duygusunu açığa vurmak için yaptığı toplu hareket, tezâhürat, nümâyiş: “İşçiler gösteri yaptı.”

ѻ Gösteri yürüyüşü: Gösteri maksadıyle yapılan planlı, düzenli yürüyüş.

Cünbüş: (ﺟﻨﺒﺶ) i. (Fars. cunbіden “kımıldamak”tan cunbiş > cünbüş)

1. Şevk, neşe ve coşkunluk dolu hareket, kaynaşma: Kendimi etrâfımdan akan dalgaların cümbüşüne terkedecektim (Hâlit Z. Uşaklıgil). Yekpâre taştan kafes gibi işlenmiş pencerelerden, belki de renkli camlar arasından süzülerek gelen (…) bir ışık, bir renk cümbüşünün üzerine düşerdi (Ahmet H. Tanpınar).

2. Eğlence, âlem, zevk ve eğlence toplantısı, eğlenti, âhenk [Hüseyin Kâzım, Bedros Efendi Keresteciyan’a dayanarak kelimenin bu anlamının Yunanca’dan dilimize girdiğini söylemektedir]: Bayramlar seyranlar mı dersin, şenlikler cümbüşler mi (Orhan V. Kanık). Artık cümbüşte yoksam geceleri / Sanmayın tarafımdan ihânet var (Câhit S. Tarancı). [Cünbiş şeklinde de kullanılmaktadır. Bk. CÜNBİŞ].

ѻ Cümbüş yapmak: Eğlenmek, âlem yapmak: Dün gözlerimiz Balkan için incilenirken / Cümbüş yapacak çıkmadı vîran evimizde (Kemâleddin Kamu).

Çenge/ Çengi: Düğünlerde gelin karşılanırken el ele tutuşularak okunan, yer yer nakaratlı türkü [Zâlim bir hükümdar olup gelinlik kızları ilk gece yanına alan Çenge’nin ölüm günü bayram sayılmış (îd-i çenge) ve yapılan şenlikler zamanla âdet hâlini almıştır; bu âdet günümüzde Anadolu’da devam etmektedir].


Çengi:
(Fars. çeng “harba benzeyen çalgı” ve nispet eki -і ile çengі) [Kelimenin Eski Türk. çang > çañ “zil, çan”dan geldiği de ileri sürülmektedir] Çarpâre, def, zil veya kaşık çalarak oynayan oyuncu kadın, rakkāse: “Çengi” kelimesinin bağlı bulunduğu “çang” sözünün “zil ve çalpara” anlamına Türkçe bir kelime olduğunu da Kaşgarlı Mahmud böylece tesbit etmişti. Sonundaki nispet ekine bakarak “çengî” sözünü Fârisî sananların ne kadar yanıldıkları ancak Dîvânü Lugāti’t-Türk görüldükten sonra anlaşıldı (Mahmut R. Gāzimihal). Karagözcüler, meddahlar, rakkaslar, köçekler, çengiler, hânendeler, çalgıcılar bir kolbaşının irâdesinde hüner gösterirlerdi (Sâmiha Ayverdi).

ѻ Çengi kolu: Çengi takımı, muhtelif çengilerden meydana gelen çengi kumpanyası.

Donanma: Bayramlarda veya herkesi ilgilendiren sevinçli bir olayın kutlanmasında her tarafı bayraklar, ışıklı ve gösterişli şeylerle süsleyerek, fişekler atarak yapılan şenlik, şehrâyin: Onun bu donanma gecesine katlanışının bir tek sebebi var (Yusuf Z. Ortaç).

3. Bir devletin deniz kuvvetleri: Son fedâkârlıklarla İngiliz donanması bir kat daha takviye olunacak (Cenap Şahâbeddin). Deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor / Barbaros belki donanmayla seferden geliyor (Yahyâ Kemal).

 

gala (n.) 1620s, "festive dress or attire" (obsolete), from French en gala, perhaps from Old French gale "merriment," from galer "rejoice, make merry" (see gallant). Klein suggests the French word is from Italian gala (as in phrase vestito di gala "robe of state"), perhaps from Arabic khil'a "fine garment given as a presentation." Sense of "festive occasion" (characterized by display of finery) first recorded 1777. Quasi-adjectival use in gala day "day of festivities," etc.

show (n.) c. 1300, "act of exhibiting to view," from show (v.). Sense of "appearance put on with intention to deceive" is recorded from 1520s. Meaning "display, spectacle" is first recorded 1560s; that of "ostentatious display" is from 1713 (showy is from 1712). Sense of "entertainment program on radio or TV" is first recorded 1932. Meaning "third place in a horse race" is from 1925, American English (see the verb).

Show of hands is attested from 1789; Phrase for show "for appearance's sake" is from c. 1700. Show business is attested from 1850; shortened form show biz used in Billboard magazine from 1942. Actor's creed the show must go on is attested from 1890. Show-stopper is from 1926; show trial is attested by 1937.

ball (n.) "dancing party, social assembly for dancing," 1630s, from French, from Old French baller "to dance," from Late Latin ballare "to dance," from Greek ballizein "to dance, jump about," literally "to throw one's body" (ancient Greek dancing being highly athletic), from PIE root *gwele- "to throw, reach." Extended meaning "very enjoyable time" is American English slang from 1945, perhaps 1930s in African-American vernacular.

carnival (n.) 1540s, "time of merrymaking before Lent," from French carnaval, from Italian carnevale "Shrove Tuesday," from older Italian forms such as Milanese *carnelevale, Old Pisan carnelevare "to remove meat," literally "raising flesh," from Latin caro "flesh" (originally "a piece of flesh," from PIE root *sker- (1) "to cut") + levare "lighten, raise, remove" (from PIE root *legwh- "not heavy, having little weight").

Folk etymology is from Medieval Latin carne vale " 'flesh, farewell!' " From 1590s in figurative sense "feasting or revelry in general." Meaning "a circus or amusement fair" is attested by 1926 in American English.

demonstration (n.) late 14c., demonstracioun, "proof that something is true," by reasoning or logical deduction or practical experiment, from Old French demonstration (14c.) and directly from Latin demonstrationem (nominative demonstratio), noun of action from past-participle stem of demonstrare "to point out, indicate, demonstrate," figuratively, "to prove, establish," from de- "entirely" (see de-) + monstrare "to point out, reveal show," which is related to monstrum "divine omen, wonder" (source of monster). Both are derivatives of monere "to remind, bring to (one's) recollection, tell (of); admonish, advise, warn, instruct, teach," from PIE *moneie- "to make think of, remind," a suffixed (causative) form of the root *men- (1) "to think."

Sense of "exhibition and explanation of practical operations" is by 1807. Meaning "public show of feeling by a number of persons in support of some political or social cause," at first usually involving a mass meeting and a procession, is from 1839. 


No comments:

Post a Comment