Tepsi: tray EN[1] from CH dep tsí sini, büyük ve düz tabak oldTR tebsi “sini” sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Moğolca aynı anlama gelen tebsi sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Çince diézi 碟子 “geniş ve yassı çanak (Wade Giles dep tsi)” sözcüğünden alıntıdır. from Chinese to Arabic and Balkan languages
N. Poppe sözcüğün Çinceden alıntı olduğunu belirtmiş, diğer
Türkologlar bu görüşü benimsemiştir. Güncel Mandarin Çincesinde diezi
"tabak" anlamında kullanılır.
tepsi böreği
oldTR: [Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
tevsi: al-χivān [sofra olarak kullanılan ayaklı sini]
Oldest source: tevsi/tebsi [ Divan-i Lugat-it Türk (1070) ]
1. Fincan, tabak, bardak vb. taşımaya yarayan, derinliği az,
çeşitli büyüklükte düz kap: Biraz sonra gümüş bir tepsi içinde ahududu şerbeti
getirdiler (Ahmet Hâşim). Renk renk, boy boy, parıl parıl tepsiler ve dolabın yan
tarafında boy sırasına göre tabur olmuş pirinç cezveler dururdu (Sâmiha
Ayverdi). Karım çaylarımızı doldurdu. Ömer için bir tepsi hazırladı (Târık
Buğra).
2. İçinde börek, tatlı ve bâzı yemekler pişirilen, derinliği
az, kenarlı düz kap: Bu iş de tamam olduktan sonra kıymalı veya pastırmalı
yumurta tepsisi ortaya gelirdi (Sâmiha Ayverdi).
ѻ
Tepsi böreği: Tepside pişmiş bir börek
çeşidi: O kadar severdi ki gün geçirmezdi, gözlemeden
tut da kül poğaçası,
altüst böreği, tepsi böreği, su böreği (…)ni
Tanrı’nın günü
yaptırırdı (Ahmet Râsim).
Sini: fromPE sīnī سینی “büyük bakır tepsi” sözcüğünden alıntıdır. (ﺳﻴﻨﻰ) i. (Fars. sіnі < Ar. ṣіnі < Ṣіn “Çin”) [Kelime Türkçe’den Balkan dillerine de geçmiştir] Bakır, pirinç vb. mâdenden büyük yuvarlak tepsi: Sininin üstünde dâirenmâdar tahta kaşıklar (…) dizilmişti (Ahmet Hâşim). Yalnız yabancı misâfirlere çıkan gümüş sini zavallıyı deli edecekti. Çatalı bırakıyor, sütannem gibi eliyle yemeye çalışıyordu (Ömer Seyfeddin). Sedirdeki siniden şarap bardağını alıp dikti (Kemal Tâhir). [Erzurumlu Darir, Kıssa-i Yusuf terc., 1377 yılından önce]
kızıl altun yüz sīnīler kodılar / yüz dahı bir saf gümişden kodılar
[1] tray (n.) Old English treg, trig "flat wooden board with a low rim," from Proto-Germanic *traujam (source also of Old Swedish tro, a corn measure), from PIE *drou-, variant of root *deru- "be firm, solid, steadfast," with specialized senses "wood, tree" and derivatives referring to objects made of wood. The primary sense may have been "wooden vessel."

No comments:
Post a Comment